Çay ve Kahve Tarifleri

Çay Tüketiminin Kansızlık Oluşumundaki Etkisi

Çay tüketmek kansızlığa neden olur mu, kansızlık problemi olanlar çay içebilirler mi, kansızlık problemine iyi gelen çay türleri nelerdir, nasıl kullanılır ve içilirler hakkında makale.

Çay Tüketimi ve Kansızlık

Toplum arasındaki adı kansızlık olan demir yetersizliği anemisi özellikle modern zamanlarda yaygınlık kazanan ve sıklıkla görülen bir durum haline gelmiştir. Kansızlığın demir alımının yetersiz olması veya emiliminin düşük seviyelerde olmasından kaynaklandığı bilinmektedir. Bu bakımdan çay tüketimin kansızlığa olan etkisi de birçok araştırmaya konu olmuş ve etkileri bilimsel olarak ortaya konmuştur.

Yapılan tüm araştırmalar çay tüketiminin demir alımına olumsuz bir etkide bulunduğunu göstermektedir. Bu olumsuz etki her çay türünde aynı şekilde değildir. Bu açıdan çayları:

  • Siyah çay
  • Yeşil çay
  • Bitki çayları

olarak üçe ayırmak mümkündür. Kansızlığa en büyük olumsuz etkiyi yapan çay türü ise ülkemizde de yoğun bir şekilde tüketilmekte olan siyah çaydır. Yapılan bir araştırmaya göre siyah çayın demir emilimine olan olumsuz etkisi yeşil çaya göre iki kat, bitki çaylarına göre ise üç kat daha fazladır.

Yeşil çay sağlıklı olarak kabul edilse de kansızlık konusunda siyah çaya benzer bir etki göstermektedir. Bu nedenle hem siyah hem yeşil çayın limonlu içilmesi demir alımını olumlu yönde etkiler.

Özellikle hamilelik dönemi gibi riskli durumlarda çayın bu olumsuz etkisi daha da artmaktadır. Üreme çağındaki kadınlarda yaygın görülen bir durum olan kansızlık hamilelik sürecinde çay tüketimi devam ettiği takdirde bebek sağlığı açısından riskli bir durum meydana getirebilmektedir.

Çayın kansızlık meydana getiren bu özelliğinden sakınabilmek için uygulanabilecek ve demir emilimine iyi gelen bir takım yaklaşımlar da mevcuttur.

  1. Çok demli çay içmemek: Çayın demi ne kadar koyu olursa ve ne kadar çok demlenirse o kadar çok kansızlık yapar. Bu nedenle mümkün olduğunca demi açık çay içmek ve çayı çok fazla demlememek o kadar çok olumlu etki yapar.
  2. Yemeklerden sonra çay içmemek: Yapılan bilimsel araştırmalar yemeklerden sonra bir saat içerisinde tüketilen çayın demir alımını yüzde yetmiş ve seksen oranında azalttığını tespit etmiştir. Bu nedenle yemekle birlikte vücuda alınan demirin daha fazla oranda işlenebilmesi için yemeklerden sonra en az bir saat boyunca içilmemelidir.
  3. İçilen çay miktarını azaltmak: Çayın tüketilme miktarı da kansızlığı oluşturan etmenlerden birisidir. Bu nedenle gün içerisinde en fazla üç fincan olacak şekilde tüketilmeli, üstüne çıkılmamalıdır.

Kansızlığa İyi Gelen Bitki Çayları

Çayın kansızlık üzerindeki olumsuz etkisinin aksine, bazı bitki çayları kansızlığa iyi gelmektedir. Bu çeşitteki bitki çaylarının tüketimi hem bu yönüyle sağlığa faydalı bir yaklaşım olacaktır hem de siyah çayın alternatifi olarak damak tadı açısından faklı bir alternatif olarak kullanılabilecektir.

Bunların içerisinde ıhlamur çayı ve kuşburnu çayı hem içermiş oldukları oldukça sağlıklı etken maddeler hem de demir alımını artırıcı, çayın etkilerini azaltıcı özellikler sayesinde rahatlıkla tüketilebilir.

Ihlamur Çayı

  • Bir yemek kaşığı ıhlamur yaprağı
  • 200 mililitre su

200 mililitre su kaynatılır. Kaynadıktan sonra altı söndürülür ve yaklaşık iki üç dakika bekledikten sonra ıhlamurlar eklenir. Önemli olan nokta su kaynarken ıhlamurları eklememektir. Daha sonra yaklaşık 20 dakika boyunca demlenmeye bırakılır. Bu esnada demlik bir bez yardımıyla kapatılırsa ıhlamurun etkisi daha da yoğun olacaktır.

Kullanımı

Demlenmeye bırakılan ıhlamur 15 – 20 dakika sonra içilebilir. En uzun süreli olarak üç hafta boyunca kullanılabilir. Üç haftadan sonra bir hafta ara verilir ve daha sonra üç hafta daha devam edilir. Günde bir fincan tüketilir.


Çay sudan sonra dünyada en çok tüketilen ikinci sıvıdır

Kuşburnu Çayı

  • İki yemek kaşığı kuşburnu yaprağı veya 15 – 20 adet kuşburnu meyvesi
  • 250 mililitre su

Kuşburnu yaprakları veya meyveleri bir kaba konur ve üstüne kaynar su dökülür. Yaklaşık bir dakika süreyle demlenmesi beklenir.

Sıcak olarak tüketilmelidir. Kaynar su döküldükten bir dakika sonra süzgeç yardımıyla bardağa doldurularak içilebilir. 

Gastrit ve ülser rahatsızlığı olan kişilerin içmesi tavsiye edilmemektedir. Kabızlığı artırıcı bir etkisi olduğu için bu rahatsızlığı olanlar dikkatli bir şekilde tüketmelidir. Uzun süre kullanılması durumunda karaciğerde olumsuz etki oluşturabilir.